spago - st. regis istanbul


İçinde "iyi" olan yorumlar
4
3.9
naz
3
4 yıl önce
şişli
üç yıldız vermemin sebebi yemeklerin lezzeti çünkü geri kalanı fasa fiso. 

normalde bir restaurantı değerlendirirken önceliğim yemek olur fakat spago o kadar kötü bir deneyim yaşattı ki, güzel yemeklerine rağmen bir daha uğramayı düşünmediğim bir restaurant.

öncelikle, manzara gerçekten vasat, hele i̇stanbul gibi bir şehir için. dolayısıyla geriye yemekler, hizmet ve ambiyans ile özel bir deneyim sunulması gerekiyor. yemekler değişkenlik gösteriyor fakat genel olarak farklı lezzetler başarıyla sunuluyor. fakat karşılama, masaya yerleştirme ve yemek süresince servis son derece amatörce. özel bir gün için gittiğimizi haber verip manzarası güzel bir masa rica etmiştik, notu alınmamış kötü sayılacak bir masaya yerleştirildikten sonra hatırlatmamız gerekti. rezervasyon/karşılama/servisi spago'dan kat kat dahaiyiolan, spago'ya göre alt segmentte sayısız restaurant var.

sonuç olarak daha ziyade kısa iş yemekleri için tercih edilebilecek, özel bir deneyim sunmayan ve f/p'si çok düşük bir restaurant.
0
derin
1
4 yıl önce
şişli
rezervasyona rağmen kapıdan çevriliyorsunuz, utanç verici bir durum gitmeyin dahaiyio kadar hazırlık yapıp rezil oluyoruz
0
s.
5
4 yıl önce
şişli
keyifli ve özel bir akşam yemeği için inanılmaz bir yer. öncelikle teras ve manzara mükemmel. i̇yi ki i̇stanbul'dayım dedirtiyor. çalışanların ilgi, alaka ve genel tavrı oldukça tatmin edici.

mutfağına söylenebilecek kötü bir yorumum yok. özellikle jumbo karidesleri oldukça lezzetli. füme somon pizzası ise, iki kişi için gayet doyurucu bir tercih. kokteyllerinin hepsine bayıldım. cin bazlı kokteyllerin neredeyse hepsini denedim, her biri de keyif vericiydi.
0
adem
4
4 yıl önce
şişli
yemekler lezzetli, garsonlar çok kibar ve ilgili tek sorun çift olarak gittiğinizde manzaraya karşı degil de cama karşı oturmanız bu konuya da önem verirlerse bence dahaiyiolur
0
kaan
5
4 yıl önce
şişli
gittiğim eniyiotel restaurantlarından biriydi. ünlü şefiyle birlikte kalitesi başka bir seviyede olan mekan. manzarası ve mutfağı ile özel günler yemekleri için ideal.
0
duygum
5
5 yıl önce
şişli
manzarasının yanı sıra mönüsü ve kokteylleri çok güzel. açık ara i̇stanbul'da eniyibloody mary yapan mekan. rezervasyonsuz yer bulmanız zor gibi bistrolarda takılmak ve manzaranın tadını çıkarmak çok hoşunuza gidecek.
0
tuğçe
3
5 yıl önce
şişli
giris yaptiginiz andan itibaren ilgi alaka gercekten cokiyifakat menude kesinlikle eksiklikler var cesitlendirme yapilmali ayrica porsiyonlar cok kucuk o zaman fiyatlari yukselt porsiyonlari arttir oyleyse ambians olarak biraz daraliyor insan gercekten dahaiyiyerler var bir daha tercih etmem muhtemelen
0
hazal
5
5 yıl önce
şişli
mekana girdiğimiz anda çok güzel karşılandık. çalışanlar çok kibar ve ilgili. dekoruna bayıldım çok modern ve zevkli dekore edilmiş. yemekler çok lezzetli gerçekten. somon, ahtapot, burrata ve sorbe inanılmaziyiyapılmış ve yemesi çok keyifliydi.
0
yuksel
5
5 yıl önce
şişli
cok guzel bi manzarasi ve ambiyansi olan bi restaurant.yemek ve servis de mukemmeldi.garsonumuz cafer di ve bize cokiyibakti.kesinlikle bir daha gidilir.
0
food
5
6 yıl önce
st. regis i̇stanbul
bir cumartesi akşamı başka bir mekanda yer bulamayıp hadi spago'ya gidelim dedik. yukarı bir çıktık müzik, kalabalık çok eğlenceli bir ortam vardı. ben böyle beklemiyordum. hemen bizimle ilgilendiler ve bir masa ayarladılar. kokteyl seçme konusunda çokiyiilgilendiler ve sipariş verdiğim kokteyl uzun süredir içtiğim en başarılı kokteyllerden biriydi. kokteyl fiyatları 52₺, şarap fiyatları ise ortalama 40₺. garsonlar çok komik, sempatik, ilgili ve güler yüzlülerdi. i̇stanbul'da bir sürü mekana gittim ve hiç bu kadariyiilgilenilen bir yer görmedim. umarım hiç bozmaz ve hep böyle devam eder. bence burası kesinlikle yaz akşamları keyif yapmalık bir yer, günbatımı ve alkol ikilisi ??
0
lütfiye🍒🍤🧀🍺
5
6 yıl önce
st. regis i̇stanbul
her bir köşesinde ayrı bir keyif ve ayrıcalık hissettiren yer?yemeklerin lezzeti çalışanların nezaketi pozitif enerjisi şimdiye kadar kendimi eniyihissettiren yerdi.menü dışında bir isteğiniz olursa şefimiz sizin için memnuniyetle hazırlayacaktır cümlesini hem böyle içten hem de gerçekten söyleyebilen nadir çalışanlar var.fiyatları tabi ki lüks yemek kategorisinde ama bu kadar para verip başka yerlere gitmek istemem artık.teşekkürler? st.regis
0
ahmet
5
8 yıl önce
st. regis i̇stanbul
güzel bi yerlerde akşam yemeği diye çıkıp geldiğimiz nişantaşı'nda st regis in terasındaki spago'da bulduk kendimizi. rezervasyonumuz yoktu ancak sıcak ilişkiler sayesinde kendimize güzel bir masa bulduk.
bişeyler yemeden önce kokteyl içelim diyip bara geçtiğimizde fotoğraflardaki kokteylleri denedik. salatalıklı (pin&needles) ve mango(peace on earth) lu kokteylleri gayet güzeldi. zaten mekândaki her kokteyl kendi imzalarını taşımaktaymış. ancak dipnot barmenlerin hitap konsunda çok başarılı oldukları söylenemez. kendilerini geliştirmeleri lazım!!!
masamıza geçtiğimizde başlangıç olarak tuna tartare gerçekten lezizdi. mutlaka denemelisiniz. steak tartare eh işte. daha iyileri tabi ki var. mac&cheese in tadi güzeldi ancak sosu daha yoğun olabilirdi. ana yemek olarak spago'nun meşhur somonlu pizzasını denedik. tadi gerçekten çok iyiydi. bir başka ana yemek olarak gelen jumbo karides ise o kadariyideğildi. eh işte....
bunları yedikten sonra tatlıya yer çok kalmadı ancak çok çikolata sevmesem de sufle çok hafifti ve bitirilebilir bir tatlı haline gelmişti. güzeldi. limonlu tatlı ise gerçekten lezizdi. ✌?️.
mekanın manzarası güzel ancak buraya manzara için değil güzel şeyler yemek ve farklı kokteyller tadıp güzel bir akşam geçirmek için gidebilirsiniz.
0
ebru
5
9 yıl önce
şişli
amerika’nın bir numaralı şefi, hollywood ünlülerin tek tercihi, oscar törenlerinin değişmez baş aşçısı, çok satan yemek kitaplarının yazarı, dev bir restaurant imparatorluğunun tek sahibi; wolfgang puck… kendisiyle bütünleşmiş spago markasını sonunda i̇stanbul’a taşıdı.

i̇lk kez 1982 yılında los angeles’te açtığı spago bugün holywood yıldızlarının vazgeçemediği bir mekan. beverly hills’de halen hizmet veren spago’nun müdavimleri kimler dersek; sharon stone, goldie hawn, michael douglas, steve martin, arnold shawazenger, leonardo dicaprio… oscar törenlerinde verilen ziyafetler de hep puck’un mutfağından çıkma. sonunda i̇stanbul’un tam da kalbinde nişantaşı’nda eski maçka otelinin yerinde 1 mart’ta açılan st regis otel’in 7. katında açıldı. hem de ne açılış. restoran 3 gün boyunca şef wolfgang puck eşliğinde ağırladı misafirlerini. ben de gezenayaklar olarak şef ile aynı masada, onun mutfağından çıkan müthiş lezzetlerin tadına bakma şerefini yaşadım. hatta birlikte mutfağına girip selfiemizi de çektik. roof’da manzara müthiş, bahar ve yaz döneminde terasta oturmak da büyük keyif. loş bir ışık hakim tüm restoranda, bu da şef puck’un özel seçimiymiş. bar da dj müziği hakim, kokteyller, ismiyle bile büyülemeye yetiyor. sunumlarda kokteyl isimleri kadar romantik. benim seçimim peace on earth… yıllardır aradığım o eşsiz fresh tat…spago i̇stanbul’un şefi peleg miron, chef wolfgang puck ile birlikte uzun yıllar çalışmış. şimdi ise i̇stanbul spago kendisine emanet. menüye gelince; menüde puck klasiği fransız mutfağı temeline, california mutfağı esintileri eklenmiş. deniz ürünleri ağırlıklı.

bizim masamıza başlangıç olarak gelen acılı tuna tartar, hem sunumu ile, hem tadı ile mükemmel bir seçimdi. ballı çıtır kornetler içinde sunulan tuna’ya avokado, zencefil turşusu, salatalık, soya sosu ve chili aioli karıştırılmış. kornetin sonuna doğru artan acısı ile muhteşem bir deneyimdi. i̇smi kadar havalı bir sunumla gelen louis soslu kuzey amerika istakozu & kral yengeç, göründüğü kadar lezzetli. i̇çinde acılı domates, yaban turbu sosu var. tüm bu karışım ise panna cotta üzerine yerleştirilip servis ediliyor. panna cotta’yı yerken peynir olduğunu düşünmüştük ancak yanılmışız. şaşırtan sürpriz tatlardan biriydi. spago’nun en önemli lezzetlerinden birinin somonlu pizza olduğunu duymuştum, ama bu kadariyiolabileceğini tahmin etmemiştim. gerçekten anlatılmaz yaşanır. menünün en başarılı parçası somon fümeli pizza. somon füme parçaları dere otlu creme fraiche’in üzerine yerleştirilmiş. creme fraiche ekşimsi bir taze krema çeşidi, krem peyniri andırıyor. tabii ki somonlar soğuk. ve üzerindeki somon inciler; havyar…hem leziz, hem görsel olarak müthiş. somon pizzanın ardından sunulan levrek ise lokum gibiydi. buharda pişirilmiş hong kong usulü levrek; zencefili daha önce somon balığı ile denemiştim ama levreğede bu kadar yakışacağını tahmin etmezdim. i̇çeriğinde zencefil, bezelye ve chili yağı var. buharda pişirilmiş olması da lezzetine lezzet katmış.el yapımı tortellini makarna ise tam anlamı ile ağızda dağılan cinsten. tatlı bezelye, marjoram, parmigiano parmesan ile servis edildi. menüde en beğendiğim tadlardan biriydi diyebilirim. sırada et vardı. fillet migron steak; au poivre armagnac, biber sosla az pişirilmiş olarak servis edildi. yanında sunulan patates püresine comte peyniri ilave edilerek lezzeti arttırılmış. hatta sarmısak ile lezzet daha da keskinleşmiş. sunumunda ise iştah açacak şekilde püreyi show yaparak etin yanına servis ettiklerinden olsa gerek hepimiz etkilendik. etin çiğ olmasından dolayı biraz rahatsız olduğumu belirtmem gerekiyor, ancak az pişmiş sevenlerin mutluluğunu görmeye de değerdi. menünün en güzel kısmına, tatlılara geçince; gerçek anlamda başımızı döndüren bir showla arka arkaya inanılmaz tatlar masamıza yağmaya başladı. hangisine bakıp aşık olacağımı çözemedim ama hepsinin tadına baktığım doğrudur. evet fotoğraflarda da gördüğünüz gibi hepsinin görünümü, sunumu tadını da belli ediyor. 3 katlı milföyün arasında creme legere var. milföy çilek sorbe ve kırmızı böğürtlen ile servis ediliyor. fırınlanmış alaska adı ile servis edilen bezeli tatlının bezesi safranlı, içinde ise fıstıklı gelato dondurması… bitter çikolatalı kaymak ise ahududulu ve gülsuyu sorbe ile servis ediliyor, içeriğinde ise karamelli creme fraiche var. çikolatalı sufleye gelince, harika bir show ile servis ediliyor. bu tatlıların tadı hep dediğim gibi anlatılmaz yaşanır. spago artık i̇stanbul’da. ve henüz 1. ayını doldurmadan rezervasyonları günler öncesinden dolu. fiyatlara gelince; mekanın 3 ayrı menüsü var; bar menüsü, dinner ve lunch menüsü. fiyatlar çok göz korkutmuyor. mesela somon fümeli pizza 46 tl, tortellini; 38 tl, tatlılar ise; 24-28 tl arasında değişiyor. i̇stanbul gece hayatına bambaşka bir keyif getirecek olan spago’nun profesyonel mutfağından çıkan bu lezzetleri çok da profesyonel bir ekip sunuyor size.
0
cem
5
9 yıl önce
şişli
wolfgang puck 1982’de los angeles’ta ilk restoranını açtıktan sonra ünlülerin uğrak yeri haline gelen ve şimdi ise bir restoranlar imparatorluğunu yöneten iki michelin yıldızlı şef. 1995 yılından bu yana oscar törenlerinin menüsünü hazırlıyor ve her oscar töreni öncesinde ve sonrasında wolfgang puck‘ın yemekleri konuşuluyor.

sürekli müşterileri arasında sharon stone, jack nicholson, cindy crawford, goldie hawn, michael douglas, steve martin, opdah winfrey, leonardo dicaprio gibi pek çok ünlü bulunuyor.

spago

st. regis brasserie‘nin içinden ya da otelin lobisinden geçtikten sonra asansör ile 7. kata çıkıyorsunuz. asansör kapıları açıldığında neredeyse mutfağın içinde buluyorsunuz kendini. öylesine büyük ve öylesine kalabalık bir mutfak ki. her yerde bir hareket. personelin pek çoğu yabancı. türk olanlar bile yurt dışından gelmiş. türkçeleri çokiyideğil.

kocaman bir şarap dolabının yanından geçerek restorana ulaşıyorsunuz. ortam loştan biraz daha öte, azıcık karanlık. wolfgang şef için ışık çok önemliymiş. o sebeple hep bu tonlarda aydınlatma. restoranın sonuna doğru bize ayrılan odaya geçiyoruz. oda bize ait olduğu için neyse ki ışıkları biraz daha açtırabiliyoruz.

çok geniş bir kokteyl menüsü var spago‘nun. herkesi kendinden geçirecek kadar lezzetli kokteyller sunuluyor. her yudumda “bu ne ya böyle?” deyip birbirimize denettirdik bu güzel deneyimi paylaşmak için. tavsiyelerimden biri; vodka, elderflower likör, lychee püresi içeren show me love. kendinizden geçmek için. sanırım bu kokteylin parfümünü yapsalar peşimize bir sürü kadın takılır. özellikle lychee meyvesi sevenler bu kokteyl karşısında eriyip gidecekler…

erimek demişken, kokteyllerin içinde gelen koca buz kütlesi “erimeyen buz yapmışlar” dedirtecek cinsten. siz içkinizi bitirene kadar içinde öylece bekliyor. erimeden.

kokteyllerin sunumu etkileyici değil. ama yemişim sunumu. tatlarına bir bakın siz.

yiyecek menüsü

menüde deniz ürünü çok. menü 3 çeşit. öğle yemeği menüsü, akşam yemeği menüsü ve bar menüsü. biz herhangi bir tercihte bulunmuyoruz. wolfgang şef bizim için seçimleri yapmış bile.

önce susam-miso konileri için de acılı tuna tartar geliyor. susamlı miso konileri tatlı his verirlen tuna tartarda çok lezzetli ve sert bir acı var. i̇ki tadın karışması harikulade.

füme norveç somonlu pizza, dere otlu creme fraiche, frenk soğanı, somon i̇ncileri… wolfgang şef’in spesyallerinden biri bu füme somonlu pizza. hafif yağlı dokusu ile fransız mutfağının olmazsa olmazı creme fraiche üzerine dizili fümelenmiş kalın somon dilimleri. herkes şaşkın. pizza çok iyi. ser bir taban üzerine oturtulmuş çıtır çıtır bir lezzet.,

kuzey amerika istakozu & kral yengeç “louis” kokteyli, acılı domates, yabanturpu sosu, altında panna cotta… altındaki yatağı çözene kadar canımız çıktı. baktık olmayacak sorduk. panna cottaymış. ama farklı şekilde hazırlanıyor. öyle bildiğimiz panna cottalardan değil. kıvamı da farklı biraz. apayrı bir lezzet katıyor.

buharda pişmiş hong kong usulü levrek, chili yağı, zencefil, bezelye, pak çoy lahana ile… buharda pişmesinden olacak ki levrek levrek değil bir lokum. herhalde bir kilo yenir rahat rahat. i̇nanılmaz bir sos var. öyle damla damla durduğuna bakmayın. muhteşem. tekrar edeyim muh-te-şem!

comte peynirli patates püresi ile servis edilen, fillet migron steak “au poivre” armagnac, biber soslu… et kimseye nasıl pişmesini istedikleri sorumadan az pişmiş olarak geliyor. tam bana göre. buradan açık mesajı alabiliyoruz sanırım. et yemesini bilmeyenlere et yok. öyle çok pişmiş tercihlere yanaşılmıyor. öyle lezzetli ki, en “az pişmiş et yemem” diyenimiz bile silip süpürüyor tabağı. comte peynirli patates püresi ise herkesin tabağına personel tarafından birazcık görsel bir şölen ile servis ediliyor.

tatlılar

tatlılar hem görsel olarak hem de lezzet olarak o kadar etkileyiciydi ki isimlerini aklımda tutmakta zorlandım. yukarıda ifade ettiğim şekilde erimeyen buz yaptıkları gibi erimeyen dondurma da yapmışlar sanırım. çok farklı kıvamda ve lezzette olan dondurmalar bir türlü erimek bilmiyor.

yediğimiz her tatlı ağızda çok yoğun izler bıraktı. dondurmasından, suflesine, çikolatasına kadar her lokma “vay be” dedirtti. bu sadece benim değil masanın ortak fikriydi.

çikolatalı sufle : creme fraiche, çikolata sosu, gianduja dondurması

milföy : kırmızı böğürtlen, ev yapımı milföy, çilek sorbe, gülsuyu creme legere
0
oturum aç
hesap oluştur